1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ


Üç dakika süre veriyorum. Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim. DTP sıralarından alkışlar Sayın milletvekilleri, lütfen daha sakin olmanızı rica edeceğim, konuşmacı milletvekilini daha sakin 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar? rica edeceğim.

134 90 tansiyon

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tarihten bugüne kadınlar bilimde, teknikte önemli roller oynamıştır ve tarihin başlangıcı bilge kadınlarla anılır. Sonraki süreçlerde erkek egemen zihniyetin iktidarlaşmasıyla birlikte ne yazık ki kadının bilimle, yaşamla, üretimle, yaratıcılıkla bağı koparılmıştır. Kadın, toplumsal statüde iş-rol paylaşımında ilerleyen modern süreçte yine hep ikincil planda tutulmuştur ya da sadece hizmet çalışmalarıyla sınırlandırılmıştır.

Tabii hemşirelik mesleği bu toplumsal değer yargılarının ve yönelimlerin baskısı altında ve bu iş bölümüyle modern yaşamda da çalışmaya başlarken pek çok sıkıntıyla karşılaşır. Her şeyden önce cinsiyetçi bir yaklaşım ve yönelimin hedefi hâline gelirler. Dolayısıyla sağlık bugünkü anlamda daha çok hekimlik hiyerarşisiyle tanımlanır ve kadınlarda yüksek tansiyon ve sigara bir ekip işi, bir ortak iş paylaşımı olarak ele alınmaz.

Ne yazık ki erkek ve meslek statüsünden kaynaklı, hastanelerde hekim hiyerarşisinin altında diğer meslekler görülmez ya da değişik statülerde çalıştırılmaya çalışılmaktadır.

Birinci anlamda, yani mesleki anlamda hemşireliğin eğitiminin yarattığı bu ayrımcılık ve erken mesleğe başlamanın yarattığı sorunlar var.

Diğer bir yönü de yasalarda meslek statüsünün tanımlanmaması eksikliği var. Bir yıl önce bu meslek statüsünün tanımlanması yasal anlamda belli oranda giderilse de ama buna uygun yönetmeliğin çıkarılmaması hâlâ meslekte yaşanan, işte hemşireliğin dışında her türlü çalışma alanında -laborant olarak- değişik değişik meslek işlerini yapıyor pozisyonundadır.

Bu tezadın acil bir şekilde giderilmesi gerekiyor. Bunun için hemşirelik mesleğinin yönetmeliğinin bir an önce çıkarılması, ILO sözleşmelerine göre sağlık çalışanlarının haftada en fazla otuz beş saat çalışması öngörülüyor. Ama, ne yazık ki bugün bakıyoruz sağlık personeli, özellikle bunun içinde de hemşireler haftada doksan, yüz küsur saat çalışmaktadır.

O anlamda acil olarak hemşirelerin bu mağduriyetlerini giderecek, çalışma koşullarını iyileştirecek ve şiddetten, meslek hiyerarşisinden ve eğitim statülerindeki ayrımcılığın ve farklılığın hızla giderilmesi gerekiyor ve madem insan sağlığıyla ilgilenen bir meslekse sağlık ekipmanı, hemşireler de bunun en temel, yirmi dört saat, neredeyse sürekli bir hasta diyaloğu içindeyse o zaman daha sağlıklı hizmet verebilmesi için hemşirelerin 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?

mutlaka sosyal olarak, çalışma koşulları olarak, ekonomik olarak, statü olarak hak ettiği yere varması gerekiyor.

Haberin Tüm Fotoğrafları Orman yangınları 9. Muğla 'nın Milas ilçesinde devam eden orman yangınının Kemerköy Termik Santraline sıçramasının ardından, Muğla Valiliği ve Milas Belediyesi bölgenin boşaltılması için karar aldı. Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Muğla'nın Milas ilçesindeki orman yangınının bölgedeki termik santraline yaklaşması üzerine, iskelede toplanan vatandaşlarımız Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza ait çıkarma gemilerimizle emniyetli bölgelere tahliye ediliyor.

Hepinize saygılar sunuyorum. Buyurunuz Sayın Türkmenoğlu. AK Parti sıralarından alkışlar 2. Yüce heyeti saygıyla 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?.

Değerli milletvekilleri, gümrükle dünyada en çok sınır kapısı olan ve bu kapıları da komşu ülkelere açılan ender ülkelerden birisiyiz. Ha, bu yeterli midir? Bu yeterli değildir. Bugün Almanya komşu ülkeleriyle yapmış olduğu ticarette yüzde 80 pay sahibidir, İskandinav ülkeleri de yüzde 40 ve 50 pay sahibidir. Demek ki bizim bu konuyla ilgili çok çalışmamız, çok gayret göstermemiz 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?.

Sınır ticareti yılında ilk kez uygulamaya konulmuş, yılında da yönetmeliğiyle uygulamaya geçmiştir. Son derece başarılı uygulamalarla da neticeler alınmıştır.

Kahramanmaraş'ta geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı

Bu da sınır ticaretinin ülkemiz lehine geliştiğinin açıkça bir ifadesidir. Ancak 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?

ilaçsız yüksek tansiyon tedavisi böyle

yılı itibarıyla ani olarak, fiilî olarak durdurulmaya çalışılan sınır ticareti, AK Parti İktidarımız iktidara geldikten sonra yılında sınır ticaret merkezleri kurulmasıyla ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Ancak bu faaliyetler devam ederken bile rakamlara baktığımızda, özellikle son dört yıl içerisinde üç kapımızdan yaptığımız ithalat bin dolar iken yapmış olduğumuz ihracat milyon dolardır. Yani 1 alırken 10 satmışız.

Son Dakika Haberleri: Yangın termik santrale ulaştı! Tahliye edildiler

Bu şunun ifadesidir: Bu sınır ticaretiyle ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar tamamıyla ülkemizin lehine olan çalışmalardır. Değerli milletvekilleri, milyon dolarlık mal satmışız. Kimin malını satmışız? Kayserili arkadaşımızın, Kayserili sanayicimizin mobilyasını satmışız, Gaziantepli arkadaşımızın halısını satmışız, Adanalı arkadaşımızın madenî eşyasını satmışız. Ha bunun karşılığında bin dolarla ne almışız? Sadece -ki biliyorsunuz karşılıklı mübadeledir sınır ticareti- sattığınız zaman karşıdaki insan da bir şekilde mal alınmasını talep etmektedir.

Bunda da karpuz ve kivi ön plana çıkmaktadır. Ancak bu karpuz ve kivi şöyle bir tezat ortaya çıkarmıştır: Sınır ticaretinin hacmi çok küçüktür -rakamlarla onu ifade ettim- ama ismi çok büyüktür.

Bu, çeşitli arkadaşlarımız tarafından spekülasyona uğratılmaya çalışılmaktadır. Bakın, sadece karpuzu biz… Geçmiş dönemlerde yapmış olduğumuz ithalatta bu bin dolar içerisinde ağırlıkla karpuz vardır.

yüksek tansiyondan uyuşukluk

Ancak ülkemizde bir yıl için tüketilen karpuz miktarı 5 milyon tondur değerli milletvekili arkadaşlarım. Yalnız, yapmış olduğumuz ithalata dikkat ediniz: Sadece Van kapısından bin ton biz karpuz ithal etmişiz. Yani bu kadar fırtınalar koparan arkadaşlarımızın bu konuya dikkatini çekmek istiyorum.

Diğer taraftan, sınır ticaretiyle ilgili ne yapmamız gerekiyor? Bu dakikadan itibaren sınır ticaretiyle ilgili çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir. KAYHAN TÜRKMENOĞLU Devamla — Bu çalışmalarımızın içerisinde -özellikle buradan ilgili bakanlıklara ve ilgili bakan arkadaşlarımıza bu konuları tavsiye niteliğinde ifade etmek istiyorum- gönlümüz şunu arzu ediyor: Sınır ticareti gelişmelidir, sınır ticaretinde kotalar kaldırılmalıdır, sınır ticareti sınır ticaretinde uygulanmalı ama sınır olmamalıdır, buna da bağlı olarak açık pazar statüsüne dönüştürülmelidir.

Sınır ticareti kapsamındaki bütün ürünler her şekilde açık olmalı ve açık pazar statüsüne dönüştürülmelidir. Bağlı olarak bizim yörelerimizde, kapılarımızda gıda ihtisas gümrükleri yoktur.

Tansiyonu yükselten 10 neden ne? Yüksek tansiyona karşı ne yapılmalı?

Onun için bu kapılarda ihtisas gümrükleri de kurulma gereği vardır. Bu konuyla ilgili yapılan çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Bundan sonra yapılacak çalışmalara da bir ışık tutmak istedim. Teşekkür ediyorum. Buyurunuz Sayın Atılgan.

TEKNOFEST Girişim Programı İstanbul'da tanıtıldı

MHP sıralarından alkışlar 3. Bu münasebetle söz almış bulunuyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Bugün 15 Mayıs. Bugünkü modern Hava Kuvvetlerimizin temelinde binin üzerinde hava şehidinin hayatı yatmaktadır. Bu vesileyle bu insanları, hava şehitlerimizi minnetle ve rahmetle anıyorum.

  • Вирус, ключ, кольцо Танкадо, изощренный шантаж… Этот ключ не имеет к алгоритму никакого отношения, это противоядие.
  • Video Galerileri Sayfa - TRT Haber: Son Dakika Haberler ile Türkiye’nin Haber Kaynağı
  • Prestance yüksek tansiyon tedavisi
  • Он совсем забыл: звонок за границу из Испании - все равно что игра в рулетку, все зависит от времени суток и удачи.
  •  Коммандер, - она снова попыталась настоять на своем, - нам нужно поговорить.
  • Он повернулся, но было уже поздно.

Değerli arkadaşlarım, tarihsel olarak sanayi devrimini tamamlayamamış olan ülkemiz hâlen büyük oranda taşralı, daha geniş anlamıyla köylü bir nüfusa sahiptir. Sanayileşme ve şehirleşme olgusunun arttığı sonrasından günümüze kadar olan dönem de dâhil olmak üzere Türkiye, kabul etmek gerekir ki köylü bir toplum olma özelliğini sürdürmektedir.

Kim üretiyor? Çocuklarımızın, bebeklerimizin yediği, içtiği sütü, maması; işçimizin, memurumuzun sefer tasındaki, tabldotundaki eti, pirinci, bulguru kimin alın teriyle hasat edilerek dolduruluyor? Bunları hiç düşünüyor muyuz? Tüccarın ekmeği, aşı neyin sayesinde kazanılıyor? Esnafın kazanç kapısı kim, müşterisi kim?

Türk ekonomisinin yegâne üretici gücü olan bu toprak sahipleri çiftçiler, ırgatlar, milletin efendisi olan azimli, çalışkan Türk 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar? değil mi? Durum böyleyken, ne yazıktır ki tarımın nasırlı elleri tüm bu varlıkları üretip bizlere teslim ederken, parlamenterler ve siyaset yapıcılar olarak bizler onlara neyi ne kadar sağlıyoruz, ürettiklerinin karşılığını ne kadar verebiliyoruz diye kendimizi sorgulamamız gerekir.

Değerli arkadaşlarım, çok değerli milletvekilleri; çiftçimiz çok zor durumdadır. Gelişmiş ülkelerin çiftçileri dünü, yani 14 Mayısı bayram havası içinde kutlarken bizim gibi kalkınmakta olan ülkelerin çiftçileri bugünlerde daha da fazla hüsran yaşıyor. Vernyomas da yüksek ertek gidiş devam ederse korkarım ki tamamen üretemez hâle gelen çiftçilerimiz kırsalda 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar?

yaşayamaz hâle gelecekler, büyük şehirlere görülmemiş oranda göçler başlayacaktır. Tarımda izlenen yanlış politikalar, üreticiyi üretmekten alıkoyarak kırsal kesimi, yani köyünü, kasabasını, evini barkını terk edecek duruma getiriyor veyahut -kâr etmeyeceğini anlayan- tarlaların ekilmesini, biçilmesini önlüyor.

Peki, sizler ne yapacaksınız? Çiftçi ve köylü ile Parlamentomuzu kucaklaştırıp sorunlarına eğilip dinleyip ortak çözümler üretmeliyiz. Tarımsal üretimin âdeta kalbinde yer alan hayvancılık da bu sorunlardan aykırı değildir. Özellikle süt inekçiliği son derece zor durumdadır. Hayvan başına verilen sübvansiyonlar çok yanlış bir şekilde verilmeye başlanmıştır. Süt ineği yerine hayvan başına verilmesi süt ineklerinin kesilmesine neden olmaktadır.

Bundan da bir an önce kaçınmamız gerekmektedir.

Çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen kasıtlı bir davranış uygulanması olarak tanımlanan çocuk istismarı çocuklardaki hastalanma ve ölümün en önemli nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Meclisimizin literatürü araştırıldığında, konuyla ilgili olarak, yılının Mart ayında, kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırması komisyonu kurulduğu ve bu komisyonun yılları arasındaki mağduriyetle ilgili olarak rapor sunduğunu görmekteyiz. Ancak, yapılan çalışmaya rağmen, sorunların çözülmediği hatta giderek arttığı da aşikârdır.

Tarım Batı ülkelerinde dört stratejik konudan biridir. Dolayısıyla, iktidar sahiplerine ve Hükûmete buradan çağrım, mutlaka Türk tarımının içinde bulunduğu zor şartları dikkate alarak yeni bir tarım stratejisinin çizilmesi zorunluluğudur. Aksi takdirde tarımımızda önünü alamayacağımız çok zor günlerin geleceğini buradan duyurmak istiyorum. Keza şeker pancarındaki ekim kısıtlamaları da şeker pancarı üreticilerini çok zor durumda bırakmıştır.

Dolayısıyla, tarımdaki bu yanlış uygulamalardan bir an önce vazgeçmek gerekir. Elbette çiftçinin durumunu ekonominin kötü gidişinden ayrı göremeyiz. Hiç olmazsa geleneksel ürünlerimizin pazarımızın ana konusu olan tarım sektörünü ihya etmemiz gerekir, yeniden ayağa kaldırmamız gerekir çünkü bu, tarım en önemli stratejik konulardan biridir.

Buyurunuz Sayın Bakan. Türkiye'de 20,8 milyon insanımız da kırsal alanda yaşamaktadır ve 5,6 milyon civarındaki çiftçimizin 3 milyon bin tarım işletmesi bulunmaktadır. Tabii, bu sektörde çalışanlar, dünyanın her yerinde, tarımın tabiat şartlarına bağlı olarak yapılması sebebiyle büyük ölçüde -dünyanın her yerinde bu böyle- tabiat şartlarına bağlı olmanın getirdiği problemlerle birlikte, tarım ürünlerinin, tarımsal ürünlerin katma değerinin düşük olması, diğer sektörlerde çalışanlara nispetle önemli oranda gelir düşüklüğü yaşamaktadır.

Bizim ülkemizde son yıllarda yaklaşık 2,5 kat artmasına rağmen tarımda çalışanların gelirleri, yine de diğer sektörde çalışanlara nispetle çiftçilerin gelirleri, maalesef arzu edilen seviyede değil, düşüktür. İlave olarak, tabii tarımda temel tarım girdileri vardır. Bunlardan bir tanesi sudur ki üretimde son derecede önemli bir faktördür. İklim şartlarına bağlı olarak yapılan tarımda eğer sulama suyu yetersizse veya yağmur suyu yetersizse, bu takdirde tabii alınan ürün miktarı az oluyor ve alınan ürün miktarı az olunca verimliliği de, buna bağlı olarak verim de az olmakta ve bu da çiftçi gelirini olumsuz etkilemektedir.

Keza, ithal girdilerle yapılan tarımsal üretimin maliyeti de maalesef yine yüksek bulunmakta. Özellikle, son yıllarda gübre fiyatlarındaki anormal artış, dünyadaki bu alanda yaşanan büyük sorun bizim ülkemizi de bizim çiftçilerimizi 1 derece tansiyonla karakola mı götürülüyorlar? maalesef olumsuz etkilemiştir ve maliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir.